Felsefenin görevi ve Ockhamlı’nın usturası/Mehmet Akkaya

Bilgi felsefesini mercek altına almak üzere 20-30 kişilik bir toplulukla hafta başında bir araya geldik. Topluluğa, bilme ve aydınlanma kavramları yerine bilinçlenme ve düşünme yöntemlerine dikkat çekmek gerektiğini anımsattım öncelikle. Elbette bunlar arasında yakın ilişkiler olduğunu da unutmadan. Bilgi felsefesi tarihinde uzunca bir gezintiye çıktık. Bu gezinti sırasında Ortaçağ filozofu […]

Önce Barış Vardı / Mehmet Akkaya

Savaş sınıflı toplumlarla geldi. ‘Önce söz vardı’ görüşü de gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. Önce barış vardı. Barış, üretim alanındaki eşitliğe dayanır. Ne zaman ki “biri yer biri bakar” anlayışı egemen olmaya başladı, işte o zaman savaş maddi zeminini bulmuş oldu. Savaş bir başladı mı, onu sürdürenler de başlatanlar da isteseler bile […]

Dostluğu Sıcak Renklerle İlerletmek / Mehmet Akkaya

İnsanın yaş deneyimi arttıkça, kültürel ve entelektüel derinliği değiştikçe doğaya, topluma, seslere, tatlara ve bilhassa da renklere karşı ilgisi artar mı dersiniz? Soruyu “evet” diyerek yanıtlamak istiyorum. Gerekçelendirirken de açılışı bu hafta yapılan bir sergiden ve tabloları sergilenen ressam Muzaffer Oruçoğlu’ndan söz etmek istiyorum. Sergi 5-25 Ekim 2019 tarihleri arasında […]

Prens, Modern Prens, Postmodern Prens – Mehmet Akkaya

Bilindiği üzere felsefede temel sorun nesnel dünyayla düşünce arasındaki ilişki sorunudur. Felsefede tüm düşünce faaliyetleri özne-nesne ilişkisi üzerinden yürüdüğü halde Marksçı felsefede buna teori-pratik ilişkisi de eklenmiştir. Teori olmadan ona uygun pratik olmaz veya ‘pratik teoriden daha üstündür’ gibi yaklaşımlar özellikle uygulamacı Marksistler için çok önemlidir. Aslında kuramlar pratiğin gerisine […]

Sosyalist Gerçekçilik / Sosyalist Sanat – Mehmet Akkaya

Estetiğin ya da sanat felsefesinin alanına girdiğimizde sıklıkla karşılaştığımız tartışmalar içinde belki de birinci sırada geliyor gerçekçilik meselesi. Gerçekçiliğin felsefi, politik, bilimsel ve sanat alanlarındaki anlamlarında benzer boyutlar olsa da hepsinde aynı anlamın söz konusu olduğunu söylemek zordur. Klasik gerçekçilikten söz edildiği gibi eleştirel gerçekçilikten ve toplumcu/sosyalist gerçekçilikten söz etmek […]

Siyaset Felsefesinin Konusu Olarak 12 Eylül 1980 ASKERİ DARBESİ- Mehmet Akkaya

Siyaset Felsefesinin Konusu Olarak12 Eylül 1980 ASKERİ DARBESİMehmet Akkaya Askeri darbeye dair kültürel kategorilerde pek çok çalışmanın yapıldığı bilinse de, konu felsefe açısından, bilhassa siyaset felsefesi açısından temel özellikleriyle henüz ele alınmış değil. Askeri darbenin faşist niteliğine vurgu yapan kişi ve kesimler de dahil olmak üzere ülkemizde düşünür kimliği edinmiş […]

Marksizmde Özne Problemi – Mehmet Akkaya

Özne kavramı, nesne kavramıyla mümkün hale gelen merkezi bir terim olarak felsefi tartışmaların başında gelir. Filozofları özneye ve nesneye verdikleri önem bakımından, kaba bir ayrım olmakla birlikte, iki kümeye ayırmak yanlış olmaz. Öznelciliğin olduğu gibi nesnelciliğin de tek tarzından söz edemeyiz ayrıca. Kaldı ki filozoflar, ele aldıkları konulara ilişkin kendilerine […]

Halk, Sanat ve Edebiyat Diyalektiği – Mehmet Akkaya

Maksim Gorki’nin edebiyat yaşamını merak edenler için ilginç olduğunu düşündüğüm bir eserinden söz etme istiyorum. “Edebiyat Yaşamım” adlı kitap (Payel Yayınları, 2007) Gorki’nin, bir nevi sanatsal geçmişini, kaynaklarını, beslendiği dinamikleri ele alması bakımından özgünlük arz eder. Usta sanatçının, kendisini inşa eden koşulları sergilediği bu eserde adeta sanat sosyolojisi yapılmaktadır. Sanat, […]

Masumluk ve Özgürlük – Heybet Akdoğan

  Hepimiz!  doğarken, masum  doğduk. Bu yüzden çocukluğumuzun simgesi  meleklerdi. Melekler suçsuz, saf  varlıklarımızdı . Onları  göremezdik,  dokunamazdık.  Bizler için onlar ulaşılmazdı. Kutsallarımızdı. İnandığımız kutsal inançlar dahi, meleklerle masumluğunu ve kalıcılığını koruyorlar. Birçoğumuz büyüdükçe masumluğunu kaybetti.  Ve tabii  özgürlüğünüde… Masumluk özgürlüktü. İstediğin gibi yaşarken, başkalarının istediği gibi yaşamasına engel olmamaktı. […]

Epistemoloji Bağlamında HEGEL VE MARX İLE BİR GEZİNTİ -Mehmet Akkaya

Epistemoloji Bağlamında HEGEL VE MARX İLE BİR GEZİNTİ Mehmet Akkaya Hegel ve Marx’ın bilgi anlayışları üzerinde bir gezintiye çıkarken yine onların düşünme metotlarından yaralanmak uygun bir yol olarak görülüyor. Bu yüzden de önceki ve sonraki birçok düşünür ve filozofla karşılaştırmalar yapmak ve bunların bazılarına atıflarda bulunmak zorunludur. Keza metinde akılcı, […]

Bilime düşmandılar hep… /Turabi Saltık

Zamanın da Arşimet’te gelmişti bilimcilerin yanına. O da bir çılgındı, bedelini canıyla ödedi. Sicilya’da yaşadı. İskenderiye’deyken, Mısır’da eğitim almıştı. Matematikle uğraşıyordu. Kaldıraç kanununu bulmuştu. Çıkrık ve manevela’yı keşfetmişti. “Bana bir dayanak noktası gösterin dünyayı yerinden oynatayım” demişti. Yani iyi bir dayanak noktasıyla… Sicilya’da bir kral yaşıyordu. Sirakuza kralı. Altından taç […]

Referans’ta İdealist Olmak – Mehmet Akkaya

Kamuoyunda Anti Kapitalist Müslümanlar olarak tanınan grubun düşünüş ve davranış biçimine ilişkin bazı analizler yapıp yargılarda bulunmak istiyorum. Grubun simgesel isimlerinin başında ilahiyat profesörü İhsan Eliaçık bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde yemekli ve konferanslı bir ortamda bir araya gelme durumumuz oldu. Tipik bir dinci ya da din adamı olmadığı tavırlarından hemen anlaşılan […]