Renkli Kalemler – Özlem Armen

Uzun bir süreden beri beklediğim kitabım birkaç gün içerisinde raflarda olacak. On yazarın kaleminden renk alan dosyam; iki yıllık bir çalışma sonrasında nihayet piyasada. Okur ile buluşmanın heyecanını ve eleştirilerini merakla bekliyorum. Sibel Özbudun, Kasım Koç, Figen Yüksekdağ gibi şahsiyetler sorularımı yanıtlayarak kitabımda ayrı bir renk kattılar. Hasan Hayri Aslan’ın […]

Kötü Roman Nasıl Yazılır / Mehmet Akkaya

Yaygınlığı ve yoğunluğu bakımından edebi metinlerin/edebiyatın başında geliyor roman. İnsanı, doğayı, yaşamı en kapsamlı bir şekilde ele alıyor olmasından ileri gelir bu yaygınlık. Sanat dünyasında genç-yetişkin çok sayıda insanın romana ilgisini anlamak, bu bakımdan zor olmasa gerek. Okumam, değerlendirmem, üzerine eleştiri ve konuşmalar yapmam, yayınlar yapmam için de, bana sürekli […]

Soykırım Aklayıcılığına Nobel Edebiyat Ödülü- Zafer Yılmaz

Edebiyat ve duyarlılık bildiğimizden çok daha fazlasıymış meğer… “Bunca hengame arasında gereksiz bir ayrıntıymış gibi duran bir konuda topa paldır küldür girme” diyor iç sesim. Ama olmuyor. Çiftestandartlarla kuşatılmış hayatımız itiraz duygumu kamçılayıp, dahası kışkırtıp duruyor işte! 2019 yılı Nobel Edebiyat Ödülü açıklandığında, İndependet gazetesi “hassasiyet” gösterip ödülü alan Peter […]

ZİNDANDAN MEKTUP VAR / Gül Güzel

MEKTUPLARDAN YÜREKLERE, YÜREKLERDEN HAYATA UMUT VEREN SESLER Emek ve İdeolojiler, dünya’daki Tüm Halkların Kendi Kaderini Tayin etme hakkı Mücadelesi veren, Onurlu Özgürlük Devrimcileri Kadın ve Erkeklere atfedilen belgesel bir KİTAP (Gewidmet den Revolutionären Frauen und Männern, die sich für die Menschenrechte und das Recht auf Freiheit und ein selbstbestimmtes Leben […]

SÜRGÜNE DÜŞEN SEVDANIN SESİ / Fetih Koç

Bir zamanlar o kadim insanların ayak izlerini bıraktığı o dağları adım adım arşınlamıştı. Daha çok geceleri ay ve yıldızlar altında yürümüştü. Fecir baskınlara katılmış nice taburlara diz çöktüren eylemlerde bulunmuştu. Her normal insan gibi oda sevdalıydı, aşıktı ve yaman vurulmuştu , buğday sarısı başağı andıran o esmer gülüşlü gamzeli kadına. […]

Nart Ateşi – Turabi Saltık

Ateş, ana klan dizgelerinden günümüze ulaşan söylencelerde, hem yaratmış hem de yok etmişti. Bunun için, “Ey ateş sana yok edici mi, yoksa yaratıcı mı demeli?” diye sormuştu pek çok filozof. Ama gene de insan biraz da ateşi ele geçirmekle insan olmuştu. Nart mitolojilerinde daha en başından beri ateşin saklanması, korunması, […]

Halk, Sanat ve Edebiyat Diyalektiği – Mehmet Akkaya

Maksim Gorki’nin edebiyat yaşamını merak edenler için ilginç olduğunu düşündüğüm bir eserinden söz etme istiyorum. “Edebiyat Yaşamım” adlı kitap (Payel Yayınları, 2007) Gorki’nin, bir nevi sanatsal geçmişini, kaynaklarını, beslendiği dinamikleri ele alması bakımından özgünlük arz eder. Usta sanatçının, kendisini inşa eden koşulları sergilediği bu eserde adeta sanat sosyolojisi yapılmaktadır. Sanat, […]

Kafkas Şairi Kosta HETEGATE /Turabi SALTIK

“Karanlık ve keder içinde Közler hala kızgındı Ağlamak bile kalbinin yükünü hafifletmiyordu Ve birden çocuklarına seslendi -Bakın fasulye pişiriyorum! Gerçekten de pişiriyordu, fasulye yerine çakılları!..” Kuzey Kafkasya da, Asetinlerin (Osetinlerin-Alanların) en önde gelen şairi, sanatçısı, ressamı Kosta Hetegate’ydi. Yukarıdaki şiir onundur. Hetegate, Alan halkının geçmişinden aldığı en güzel gelenekleri, en […]

Bir Öğretmenden Ali İsmail’e Mektup – Ergür Altan

Merhaba Ali İsmail, Sana doğum gününde ve canının soldurulduğu günde değil yalnızca, nice gün doğumlarında seslenmek istiyor yüreğim. Elimde bir kurşunkalem, çizgili dosya kağıtlarına mektuplar yazıyorum canı çekilivermişlere, başını alıp gidivermişlere, bizim ellerde barınamayıp da erkencikten veda edivermişlere… Sana iyi haberler vermek istiyorum Ali İsmail; çocuksu, naif, tez canlı haberler. […]

Cahildim Dünyanın Rengine Kandım – Ergür Altan

Biz üç kişilik bir aileyiz. Ben Muharrem, oğlum Neşet ve kedimiz Garip. Babam, Muharrem Ertaş`ı hayranlıkla dinlermiş, ismimi o yüzden Muharrem koymuş. Ben de Neşet Ertaş`ı sonsuz bir saygıyla dinliyorum ve oğluma Neşet ismini koydum. Garip mahlasını kullanırdı türkülerinde Usta. Kedimize Garip ismini koyma sebebim budur. Güzel bir aileyiz biz. […]

Lavinya`nın Uçurtması – Ergür Altan

Ruhumun terasına çıktım akşamüzeri. Her kadının ruhunda karanlık bir oda vardır ve küçük de olsa bir teras. İlk kez kilitledim odamın kapısını bugün. İçeride çığlık çığlığa kaldı solgunluklarım, yorgunluklarım, ölgünlüklerim. Gökyüzünü seyrediyorum şimdi terasımda, buğday tarlalarını ve börtü böceği. Benim adım Lavinya. Kendime Lavinya diye sesleniyorum. Kendim koydum adımı. Kendi […]

Bir İşsizin Alternatif Özgeçmişi – Ergür Altan

Benim özgeçmişimde erik ağaçları vardır bayım; bilmiyorum ne derece ilginizi çeker erik ağaçları? Benim en güzel okullarımdan biridir evimizin küçücük bahçesi ve ben ağaçlardan çok şey öğrendim; ayakta durabilmeyi, enerji yayabilmeyi en hoyrat zamanlarda ve üretebilmeyi ne olursa olsun… Benim özgeçmişimde ninemle kurduğumuz kırmızı lahana turşuları vardır bayım; bilmiyorum kırmızı […]