Melankolik Kadınlar Baladı

antidepresanlar yetmiyor bayım
klasik müzik dinlemek
ve kedimi okşamak uzun uzun
öyle bir hicran ki benimkisi
gülümserken bile yalnızım
çok yalnızım bayım…

günlük gazeteler yalan dolan bayım
televizyonlar, radyolar ve dergiler
bir kadın kahve pişirirken kendine
ve küvette şampuanlarken saçlarını
niye ağlar hıçkırarak hiç düşündün mü
yemişim bu düzeni bayım…

-melankolik kadınlarız
yaralıdır baladımız
loş bir odanın içinde
bitimsizdir kederimiz…-

gökyüzünü seyrettim az önce bayım
naif, zarif, nezaketli bulutlar gördüm
gözlerini yumduklarında rüzgarı düşlüyorlardı eminim
mastürbasyon yapmıyorlardı mesela 
senin gibi, sizin gibi, birçok erkek gibi beni düşünüp
şahsımı fantezilerinden uzak tut bayım…

ben fasulye ayıklamayı severim bayım
bir sürü fasulye ayıklasam üşenmem
eğer ki doyacaksa dünyanın bütün açları
“gel, fasulye ayıklayalım seninle “
desem ne sevgilim olur, ne dostum, ne de arkadaşım
böyle de boktan bir durum var ortada bayım…

-şarap içip geceleri
çocuklarla düş kurarız
ölü çocuklardır onlar
bağrımıza bastığımız…-

yatağımı toplamadım tam kırk gündür bayım
ve aş pişirmedim kendime
sarhoş olmadan ölen kadınları düşünüyorum
bir konfeksiyon atölyesinde son ütücüyken
dans etmeden gömülen kadınları
ah bu kederim, geçmiyor bayım…

melankolik bir kadınım bayım
birbirimizden habersiz ve birbirimizle iç içe
nice melankolik kadınlarız elmanın tadını cennete tercih eden
sen cenneti düşlüyorken hurilerle dolu
bir elma kokusunda huzur bulamazsın elbette benim gibi
şapşalsın bayım…

-melankolik kadınlarız
ruhumuzda gözyaşımız
siz dua edip uyurken
biz tanrı`yı bağışlarız…-

Ergür Altan