Fransa`da Sarı Yeleklilerin 12. Eylem Haftasına girerken son durum

Ayse Mantarcı| Fransa’da 12. eylem haftası önümüzdeki cumartesi günü ve o gün diğer cumartesilere göre daha hareketli geçeceğe benziyor.
Fransız dostlarımız en doğal, insani yaşam hakları için Gilets Jaune-Gelbe Westen-Sarı Yelekliler olarak ortaya çıktılar ve bu hak mücadelerini birçok ülkenin aksine sokaklara taşıdılar. Onlar bayrak savaşlarından uzak gayet kararlı bir şekilde mücadelelerini sürdürüyorlar. Onların mücadelesine gelen her türden karalayıcı, burnu büyük eleştirilere ise sırtları dönük yollarına yürüyorlar.
Onlara karşı uygulanan devlet terörü her diktatörün hak arayan halka-emekçilere uyguladığı yöntem. Sarı Yeleklilere tomalarla, gazla, plastik mermilerle, coplarla –belki paylaşımlarımdan görmüşsünüzdür, çekiçlerle, saçma fişekleriyle– saldırıp ele geçirdiklerini gözaltına alıyorlar, 1000’nin çok üzerinde yaralı var eylemcilerden, ölenler, gözlerini kaybedenler, ağır yaralı ve komada olanlar var. Avukat bağlantıları sözde demokrasinin beşiğinde hiçe sayılıyor, yardım paraları için açılan banka hesapları kapatılıyor, nöbet tuttukları yerlere kurdukları barakaları sürekli yakılıyor yada yıkılıyor. 
İki gündür sosyal medyaya, 11 polisin intihar haberleri düşüyor, Mackron bu konuda henüz saçmalamadı. Ama yakındır.
Bunları yazmamın nedeni elbetteki dikkatleri Fransa’da yaşananlara çekmenin yanında demokrasi kılıfı altında yaşayan batılı ülkelerdeki diktatörlüklerin eylemlerinin açık diktatörlüklerle yönetilen ülkelerden hiç de farklı olmadıklarını anlatabilmek için.
Geçen Cumartesi 11. eylem günün ardından Mackron kendisinin hazırladığı bir komedi olan “kırmızı fularlı” “eylemcileri” Sarı Yeleklilere karşı sokaklara gönderdi, aynı sizin oralarda evde zorla tutulan %50 hesabı, yaklaşık 3000 civarında insanlar sokakdaydı, ama Mackron milyonları yürüttüğünün propagandasını yapıyor.
Medya da aynı sizin oralardaki gibi, penguen belgeseli olmasada abuk sabuk yayınlarıyla, gündeme damgasını vuran konu ve eylemlerden bahsetmeden günü dolduruyorlar. Yayında olan birkaç küçük tv. ve yaralılara yardımcı olan gönüllülerden sosyal medyaya düşen haberlerden gerçekleri öğreniyoruz.