“Çaresiz değiliz” forumu 3. toplantısı gerçekleşti.

Kadıköy ve Taksim’deki forumların ardından Beyoğlu’nda Ses Tiyatrosu’nda bir araya gelen yurttaşlar; “Çaresiz Değiliz” halk forumlarının üçüncüsünü gerçekleştirdi. Forumda, yapılan üç merkezi forumun ardından yerellerde ve İstanbul’un çeşitli mahallelerinde halk meclisleri oluşturma hedefinin konulması kararı alındı.

Beyoğlu’ndaki Halep Pasajı’nın içerisinde bulunan Ses Tiyatrosu’nda İstanbul’un çok çeşitli mahallelerinden bir araya gelen yurttaşlar, yaşadıkları sorunlardan ve bir halk muhalefetinin gerekliliklerinden söz etti.

‘İki aydır her gün sokaktayız’

Bakırköy Kartaltepe mahallesi muhtar adayı Didem Koryürek, forumda ilk sözü alarak “Biz mahallelerimizi bir mücadele alanı olarak görüyoruz. Biz mahallelerde örgütleneceğiz. Bakırköy’ün üç farklı mahallesinde, üç kadın aday olarak çıktık. Çalışmalarımızı ortaklaştırdık. “Halkın muhtarları” adıyla yürütüyoruz çalışmalarımızı. İki aydır her gün sokaktayız” ifadelerini kullanarak örnek muhtar adaylığı çalışmasını anlattı.

‘Kendimi çok güçlü hissediyorum’

Alibeyköy’den foruma katılan Derya isimli bir yurttaş, kendi hikayesini ve bir halk muhalefetinden beklentilerini şöyle anlattı:

“Görücü usulü ile 17 yaşında evlendim. İlk önce her şey yolundaydı, çocuklar olduktan sonra sıkıntılar baş göstermeye başladı. Daha önce hayatım eşim, çocuğum ve evim şeklindeydi. Sonra sorgulamaya başladım. Farklı hayatlar ve değerler gördüm. İlerleyen süreçte pek çok şeyle tanıştım ve iş hayatına atıldım. Kitap okumaya başladım. Ben kapalıydım, benim tercihim değildi; iş hayatına atıldıktan sonra ekonomik özgürlüğümü elime aldığım için o türbanı çıkarmaya karar verdim. Türbana karşı değilim ama kapanmak benim tercihim olmadığı için kendi tercihlerimi yaşamak istedim. Eşimin karşısında söz hakkına sahip oldum; eskiden şiddet gören bir kadındım. Ben buyum ve bu benim hakkım demeye başladım. Eşim buna karşı geldi. Sonra ayrılma noktasına geldik; ailem de bu konuda bana destek olmadı. Annem, kendisinin de çok dayak yediğini ve kendisi gibi susmam gerektiğini söylüyordu. Orada; annem, kendim ve iki kız çocuğum adına bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim ve ayrıldım. Şu anda kirada oturuyorum, asgari ücretle çalışıyorum ve tamamen Mahallem Sanat Kafe’deki arkadaşlarımla ayakta duruyorum. Kendimi çok güçlü hissediyorum. Ben umut ve çare olmak istedim; umut varsa çare de vardır diyorum”

Ne olmuştu?

“Çaresiz Değiliz” sloganıyla toplanan halk forumları, Beyoğlu’ndaki kitlesel forumdan önce Kadıköy ve Taksim’de yerel forumlar örgütlemiş; önümüzdeki dönem halk muhalefetinin oturması gereken ayakları ve bunun imkanlarını konuşmuştu.

24 ŞUBAT 2019 BEYOĞLU SES TİYATROSU ÇARESİZ DEĞİLİZ FORUMU SONUÇLARI:

Dostlar, 24 Şubat 2019 Pazar günü, İstiklal Caddesi, Ses Tiyatrosu’nda gerçekleştirdiğimiz foruma İstanbul’un farklı semtlerinden iki yüz elli insan katıldı. Kolektivizmin ve şeffaflığın bir gereği olarak forumdan çıkan sonuçları sizlerle geç kalmadan paylaşıyoruz. İlk iki sözü alan muhtar ve muhtar adayı arkadaşlarımızın konuşmalarını uzun, diğer katılımcıların ifade ettikleri görüşleri ise ortaklaşılan fikirler olarak paylaşıyoruz. Dostlukla kalın… (Kozyatağı’ndan muhtar adayı Aslı Karabele, Kocamustafapaşa’dan muhtar adayı Ramize Dönmez, Avcılar’dan bağımsız sosyalist belediye başkan adayı Savaş Karabulut, Merter adayı Özden Söğüt gelemedikleri için dayanışma ve dostluk mesajlarını ilettiler)

1- Nurtepe Güzeltepe muhtarı Haydar Penez: (muhtarlık deneyimlerini aktardı) İhtiyaç sahiplerine imece usulü destek olduk. Yaşamın her alanında gerçekten de çaresiz değildik. Herşeyimizi halkla birlikte yapmaya çalıştık ve onlara kulak verdik. Sosyalist kimliğimi hiçbir zaman gizleme ihtiyacı duymadım. Herkesi kapsamaya çalıştık. Kucaklayıcı olmaya çalıştık. Mütedeyyin, tutucu insanların da desteğini ve takdirini kazandık. Saraydaki muhtarlar toplantısına hiç gitmedim. Bundan dolayı soruşturmaya da uğradım ama yılmadım. Burada olmaktan kaynaklı umutluyum. Tüm dostlara başarılar diliyorum. Halkla iç içe geçtiğimiz sürece çaresiz olmadığımızı göreceğiz.

2- Bakırköy Kartaltepe Mahallesi muhtar adayı Didem Koryürek: (gazeteci) Biz mahallelerimizi bir mücadele alanı olarak görüyoruz. Biz mahallelerde örgütleneceğiz. Bakırköy’ün üç farklı mahallesinde, üç kadın aday olarak çıktık. Çalışmalarımızı ortaklaştırdık. “Halkın muhtarları” adıyla yürütüyoruz çalışmalarımızı. İki aydır her gün sokaktayız. Kartaltepe’nin ilk kadın adayı ben oldum. Halkın bire bir, doğrudan seçtiği tek yönetici muhtarlar. Biz sokağın gücüne inandığımız için aday olduk. Ayrıca muhtarlıklar iktidar tarafından çok önce keşfedildi. Bugün yığma seçmenler vs. hep muhtarlar eliyle yapıldı. Sokakta hiçbir kötü tepkiyle karşılaşmadım. Bir tek iktidar destekli rakiplerimiz tarafından eleştirildik ve cinsiyetlerimiz üzerinden vurmaya çalıştılar. Çalışmalarımız sırasında birlikte yönetmek, mahalle meclisleri, kentsel dönüşüm, sokak hayvanlarından söz ediyoruz. Bunu yapmak için yetkiye ihtiyacımız olmadığını, bu noktada dayanışmanın çok önemli olduğunu

söylüyoruz. Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Birlikte kazanacağımıza inanıyorum. FORUMDA ORTAKLAŞILAN GÖRÜŞ VE KARARLAR: Her ne yaparsak yapalım halkla birlikte iç içe yapmalıyız. Asla halkın üzerinden konuşmamalı, kullandığımız dile dikkat etmeliyiz. Birbirimizin sorunlarına ve günlük yaşamdaki engellere çözüm üretmeli, gerçek bir dayanışma içinde olmalıyız. Bunu başarabildiğimiz oranda herbirimiz çaresiz olmadığımızı göreceğiz. Üretim, tüketim ve satış kooperatifleri noktasında bir an önce somut yapılanmalar kurmalıyız. Alternatif modeller bu dönemde çok önemli. Hem sağlıklı hem daha ucuza beslenme ihtiyacı yakıcı bir mesele. Bu aynı zamanda hem üreticilerin hem de tüketicilerin dayanışma zeminini oluşturması anlamında değerli. “Biz” olabilmek çok önemli. Bunu yapabilmek için ise her insanın fikrini kapsamayı gözeten bir zemin kurmak çok önemli. Kadınlar ve gençlerle yapılacak çalışmalar çok değerli. Konuşan değil, ortaya somut üretimler koyan bir hareket olmak gerekiyor. Bugünden sonra işin bu kısmına odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. İktidarın bize dayattığı “makbul kadın” algısını kırmamız gerekiyor. Kadınlar gerçek anlamda zor durumda ve yan yana duyabilecekleri birilerini arıyorlar. Mahallelerde kadın birimleri kurmak ve kadın çalışmalarına ağırlık vermek gerektiğini düşünüyorum. Sosyal çalışmaları, dayanışma çalışmaları önemli evet, ama bu sınırlılıkta kaldığı sürece eksik. Sürece siyasal bir akıl, güç de eşlik etmeli. Ataşehir’den katılıyorum. Yerel meclislerimizi kurmaya başlamak gerekiyor. Temsili demokrasinin artık rafa kalktığı günümüz koşullarında halkın kendisini hiçbir engele takılmadan yönettiği zeminleri yükseltmek en acil ihtiyaç. Hayatın kılcal damarlarına dek örgütlenen kötülük ile ancak böyle baş edebiliriz. Siyasi partilerin de maalesef hükmünün kalmadığını görmek ve boş yere oralardan da beklentiye girmemek gerekiyor. Nurtepe’den katılıyorum. Buradaki fikir ve görüşleri bir irade beyanı olarak değerlendiriyorum. Bu irade beyanının arkasında durmak gerekiyor. Pratik

adımlar atmanın zamanıdır. Bu foruma dek olan buluşmaları internet üzerinden takip ettim. Bu foruma ise İzmir’den geldim. Bu fikrin İzmir’deki insanlar için de değerli olduğunu düşünüyorum. Mart ayı içinde İzmir’de de “çaresiz değiliz” buluşması yapmak istiyoruz. Bu noktada yardımınıza ihtiyacımız var. Tanıdık, eş, dost ve arkadaşlarınızı İzmir’deki foruma yönlendirirseniz çok seviniriz. Bu foruma Eskişehir’den katılıyorum. Üniversite öğrencisi bir kadınım. Öğrenciler olarak yoğun bir baskı altındayız. Herhangi bir konuda muhalefet ettiğinizde bursumuz kesiliyor. Ama buna rağmen yılmıyoruz. Benzer bir halk buluşmasını Eskişehir’de yapmak isteriz. Bu noktada desteğinizi talep ediyoruz. Alibeyköy’den katılan bir ev kadınıyım. Kanser hastalığını mahallemde birlikte mücadele ettiğim dostlarımın da desteğiyle yendim. Mahallemizde kadınlara ve çocuklara dönük çalışmalar yapan bir yer açtık. Nefes alabileceğimiz bir yer haline geldi. Bu çalışmanın içinde biz de severek olacağız. Buradaki herkese başarılar diliyorum. Aile baskısı ile büyüyen, evlendirilen ve başını kapatmak zorunda kalan bir kadındım. Bir anneyim aynı zamanda. Şiddet de gördüm bugüne dek. Kısa bir zaman önce Mahallem Sanat’ta tanıştığım arkadaşlarımdan da güç alarak yaşamımda yeni bir yol çizdim. Kadının özgürleşmesini bizzat kendi yaşamımda deneyimledim. Bu anlamda çok mutluyum. Kadınlar gerçekten zor durumda ve tutunacak bir dal arıyorlar. Bu yüzden böyle bir çalışmada kadınlara özel bir yer ayırmak gerekiyor. Teşekkür ederim. Buraya, Atakent’ten geliyorum. Bizim mahallede bir meclisimiz var. Hiç dağıtmadık. Herhangi bir siyasi yapının anganjmanında da değil meclisimiz. Doğru dersler çıkarmamız gerekiyor. Bugünkü açmazlarımızın bizim dışımızda ve bizden kaynaklı sebepleri var. Eğer bugün temsili demokrasi dahi ortadan kalkmaya başlamışsa bu durumu doğru tespit etmek ve adımları da ona göre atmak gerekiyor. Mahalle meclislerini her yerde kurabilmemiz gerekiyor. Mahallemizde muhtarlık çalışması yapıyor ve etkili olmaya çalışıyoruz. Kadıköy’den katılıyorum. Konuştukça ortak aklı yakalıyoruz. Ben bu üç forumda konuşma ve önerilerin doyuma ulaştığını düşünüyorum artık konuştuklarımızın yaşama geçmesi gerekiyor. Artık bu forumların “Çaresiz Değiliz Meclisleri”ne dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum. İstanbul’daki her ilçede meclisler kurulmalı ve bundan sonraki süreç de eylemsel anlamda

yürütülmeli. Bu meclislerin de Mart ayı ortasında ilk ortak toplantısını yapması gerektiğini öneriyorum. İstanbul Üniversitesi öğrencisiyim. Gençliğin mücadelesinin diğer toplum kesimleri ile de temas etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden bir gençlik biriminin oluşturulmasını öneriyorum. Ben avukatım. Bir önceki foruma diğer avukat arkadaşlarımızla katıldık. Hukuksal destek anlamında elimizden ne gelirse yapabiliriz. Özellikle işçi, emekçi arkadaşlarımızın yüz yüze kaldığı baskı ve haksızlıkların karşısında onların yanında olmak isteriz. Çaresiz olmadığımızı bu alanda da gösterebiliriz. Bu zemin kapsamında “ihtiyaç haritası” olarak ifade edebileceğim bir önerim var. Herhangi bir eşyadan elinde fazla olanın ihtiyacı olan arkadaşlarımıza verebileceği bir ağ. Bunu yapabiliriz. Biz tüm ezilenlerin, mağdurların hareketi olmalıyız. Ezilen deyince en çok akla gelen kadınların hareketiyiz. Biz devrimcilere ve devrimci örgütlere ayrıca güvenelim ama onların işi başka bir şey. Burada herkesin yer alacağı kolektif bir zemin söz konusu. Baskıcı bütün rejimlerde yapılan şey, bireylerdeki özgüveni yıkmaktır. Özgüveni olmayan insan daha çok ve daha kolay biat eder. Burada sadece ideolojik duruşlarımız değil, bence yeteneklerimiz de farklı. Kapıların ve duvarların iki yüzü olur; kapıları ve duvarları kaldırdığımızda yüz yüze olacağız. Ne istiyorsak onu söyleyeceğiz. Biçimlendirmek için acele etmeyelim, ‘hemen biçimlendirelim’ deyince başka bir şey oluyor. Ne Fatsa ne Ovacık bugün için yeterli. Seçilen muhtarlar bir gecede görevden alınabiliyor ama hayatın içinde oluşturduğumuz örgütlülük görevden alınamıyor. Kişisel olarak seçimlerden nefret eder hale geldim. İnsanların genelinde de bunu görebiliyorum. Seçim bittiğinde görevimiz de bitiyormuş gibi algı var çünkü. Bunu yıkıp her birimizin her gün birbiri ile temas edebildiği bir anlayışı kurmak gerekiyor. Kendi içimizden bir çare ortaya çıkartmak gerekiyor. Emekli bir öğretmenim. Emperyalizm ile faşizm olgularının birbiri ile bir bütün olduğunu düşünüyorum. Vereceğimiz her türlü mücadele bu iki olguya karşı verilecek mücadeleden bence ayrı düşünülmemeli. Buraya kendimizi çaresiz hissetmediğimiz için geldik. Teşekkür ediyorum.

SONUÇ: 1- Forum katılımcılarının ortak iradesi ile, “Çaresiz Değiliz” fikrinin artık mahalle ve semtlerde vücut bulması için somut adımların atılmasına karar verildi. 2- Bu noktada, bugünden itibaren birbirinden farklı mahallelerde bulunan Çaresiz Değiliz emekçileri biraraya gelerek çalışmalarına başlayabilirler. Bu herhangi bir semtte muhtarlık çalışması olabilirken, bir diğerinde kadın atölyeleri, çocuklar için alternatif eğitim programları, yoksulluğa karşı halk pazarlarında teşhir çalışmaları ya da bir grev ziyareti olabilir. Buna karar verecek olan gerçek irade, o semtte yaşayan Çaresiz Değiliz katılımcılarıdır. 3- Çaresiz Değiliz Geçici Koordinasyonu’nun, yirmi beş ilçeden gelen yeni katılımcıların gönüllülüğüyle genişletilmesine karar verildi. 4- Şehir dışından gelen arkadaşlarımızla Geçici Koordinasyon’un iletişim kurması noktasında fikir birliğine varıldı. 5- Mart ayı ortasında İstanbul’un farklı noktalarındaki tüm mahalle ve semt inisiyatiflerinin biraraya geleceği bir buluşma kararı verildi.

Kaynak: gazeteyolculuk.net